şiirler halkların anadilidir..

"yolculuğumuz uzun. ."


Şairim

şimşek şekillerini şiirlerimin
             caddelerde ıslık çalarak
                                               kazırım
                                                       duvarlara..
100 metreden
       çiftleşen iki sineği seçebilen iki gözüm,
                                            elbette gördü
                                            iki ayaklıların
                                                  ikiye ayrıldığını..
Sen
benim
     hangisinden olduğumu anlamak istiyorsan
                                                    cebime sok
                                                            kafanı:
orda
      aydınlığı okuyan kara ekmek
                                    sana doğruyu söyler..
Şairim
şiirden anlarım,
en sevdiğim gazel
                 Anti Düringidir Engelsin..

Şairim
bir yıl yağan yağmur kadar şiir yazdım..
Fakat asıl
              şaheserime
                            başlamak için
Hafızı Kapital olmayı bekliyorum.

Futbolda eski kurdum.
Fenerbahçenin forvetleri
mahallede kaydırak oynıyan birer piç kurusuyken
                                     ben
                en ağır hafbekleri yere vururdum.
Fulbolda eski kurdum.
Santırdan alınca pası
                         çakarım
Hooooooooooooooooooooooooop!
5 numro top
     açık ağzından girer golkipin karnına.
Bana mahsustur bu vuruş
futbol potinlerim
    kurşunkalemimden öğrendi bu zanaatı!
O kurşunkalemim ki
9 deliğinizden vücudunuza her tıktığı mısra
                                           işkembenizde taş.
Şairiz be,
şairiz dedik ya be arkadaş....
 

                                                                                1923

Che si!

11/10/2009


  • En yakın arkadaşları bile, artık "La Revoluction"a yer olmayan bir hayatın rahatsızlığına gömülmüş yaşlanırlarken, o hiç değişmeden varlığını sürdürmektedir. Bu yüzden Che, insanlar onun ölümsüz olmasını istedikleri için, bir zamanlar yaşayan ve insanları peşinden sürükleyen Yeni İnsan'ın tek örneği olarak ölümsüzüdür. Dünyada ki, birçok örgüt O'nu bu gün bile bayrak etmeye ve bu yolu sürdürmek için tıpkı Vallegrande'de geriye bir kamu telefon binasının kerpiç duvarına kazınmış, İspanyolca yazılmış şu sözcüklerde ki gibi şunu haykırıyor: Che Yaşıyor, Asla İstemedikleri kadar! İçinde her daim bir parça Che taşıyan herkese, size, bize ve bütün o güzel değerlere..

    Yeraltından Notlar! WebBlog
    http://halkingunlugu.blogspot.com/

    Halkın Günlüğü!'
    http://halkingunlugu.wordpress.com/

    Yeraltından Şiirler!'
    http://yeraltindansiirler.blogspot.com/
  • Rostiam!. .

    4/2/2009

    Rostiam, Yeraltından Şiirler'de. .
    http://yeraltindansiirler.blogspot.com/


    Yaşasın özgür ve bağımsız Filistin!

    Gözlerinde. .

    22/12/2008


    öğle sıcaklığında düşlüyordum seni
    yalnız kendi sarnıcına konan kelebek gibi

    patiska ve pusulalar gösterdiğinde ekmeğimizi
    kartal kanatlı kuşların bilimsel yüzgeçlerinde

    bak nasılda hüzünleniyor bizim için şu anka
    kekik kokuları, cigara dumanları arasında dünya
    kendini dinleyen umursamaz bir yorgun

    ve yüzünün bulutlu olduğu o an
    duvar kokuyor yeryüzü

    ki, değse gözlerine gözüm
    bir uçurum olur yüzüm
    bağışlayabilir mi gözlerin

    / kirpiklerin yağmur


    http://yeraltindansiirler.blogspot.com/

     

    Görsel: James Wu

    Kolektif Birlik

    14/12/2008


    I.
    onca acıya düşmüş ellerin
    onca soğuğa

    kırlangıç duruşlu kaşların
    zeytin yeşili ‘alev’i gözlerin
    cam gibi duran beynin

    benim sevgili karım

    nazım hikmet imgeli şiirlerin hayranı
    ayna kaşlı, güleç yüzlü karım

    che posterli barikatları andıran bekârsı evimin konuğu
    bak yeşillenmektedir gökyüzü ve eskidir diyor
    artık cephe gerisinde ki düşman bütün imgelere
    fırtınalı gürlüyor bize, sana, bizim çocuklara –sıradakilere–

    gözlerin derindedir biliyorum
    hüzünlüdür – düşüncelidir soğuk bir gecede
    alın terini arayan yalnızlığın çalıyor şimdi kapıları birer birer

    hava – toprak – su – ateş düzeyli karım
    angaryalar uzatırken ömrünü kuşların
    angarya günleri bitti

    büyük bir umutsuzluğu çizerken
    kanadı yok artık umutsuzluğun

    yüreği yok

    öldürüldüklerini söylemezler
    yıkılan binalardan söz etmezler

    portatif ve uyumludur haber spikerleri
    ………aynı ritimlerle
    ……………...aynı ses tonlarıyla
    ……………………...aynı bakışlarla söylerler yalanlarını

    ………………………aynı puntolardan çıkar gazeteleri
    ………………………aynı puntolardan söverler


    II.
    bütün odalarımız hava kokulu
    bütün duvarlarımız umutlu
    perdelerimiz rüzgârlı

    o gazete ilanları
    o ışıklı reklâmları
    pis kokulu parfümlü caddeleri

    küf yığını inançlarıyla geliyorlar

    bizim bütün odalarımız hava kokulu
    bütün duvarlarımız umutlu
    perdelerimiz rüzgârlı

    saat dört suları
    avizelerinden akıyor korkunç değerli paraları

    başını kaldır
    demir kapılar da yanar

    incinmiş çiçeğini kaldır yerden
    bütün çiçekleri saklar gibi sakla geceyi

    III.
    yüzünde kederleri bitmiş kentlerin
    baharı taşıyor ellerin

    denizköpüklü - dağ omuzlu ışıklı karım
    ve ince bir bardaktan içer gibi suyunu
    su yürekli yağmur karım

    ellerini kaldır zafere
    zaferi şavkıyor elleri bizimkilerin

    http://yeraltindansiirler.blogspot.com/


    Dünyanın önde gelen blog sitelerinden ve ülkemizde de pek çok kullanıcı tarafından kullanılan Blogspot'a, T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği erişim engellenmiştir.
    (www.blogspot.com ve www.blogger.com)


    Artık Blogspot üzerindeki bloglarımızda ne yazı eklemek ne de yazılmış yazıları okumak mümkün değildir.

    Pek çok insanın sansürsüzce düşüncelerini ifade ettiği bu paylaşım sitesini kapatarak haberleşme, düşünce ve ifade özgürlüğümüz engellenmiştir.

    İnternetin özgürce her türlü düşüncenin rahatça ifade edilebildiği bir yer olması, sansürcü zihniyeti rahatsız etmekte; gerçekleri örtmelerini, düşünceleri baskı altına almalarını imkânsızlaştırdıkça, bunu sağlayan siteleri mahkeme kararıyla kapatma yoluna gitmekteler.

    Bunun daha önceki kurbanları Wordpress, Youtube gibi sitelerden sonra, şimdi de sıra Blogspot'a geldi.

    www.blogger.com
    adresinden aldığınız Google hesabıyla düşüncelerinizi dilediğinizce ifade ettiğiniz bir sayfaya sahip olduğunuz sitenin kapatılması içinse herhangi bir gerekçe belirtilmedi.

    Blogspot yazarları ve okuyucuları olarak bu durumu protesto ediyor, bu sansürün İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 12 ve 19. maddelerine aykırı bulduğumuzu ilan ediyoruz.

    blogspotyazarlari@gmail.com'un kamuoyuna duyurusu!

    Rostiam’la birlikte destekçi olan ve imza atanlar

    Halkın Günlüğü / Yeraltından Şiirler

     Geniş bilgi için: http://blogspotacilsin.wordpress.com/

    İmza kampanyası için TIKLAYIN!

    Politik Sözcükler

    26/10/2008


    sokaklardan geliyorsun hızlı adımlarla

    taş, sapan, sopa... çocuk...
    kelimeler kesiyor önünü
    iki aç gözlü düşman bakmakta sana

    biri haksız yere savaş… biri amerika…

    katlederken ana yurdunu
    oyuncağını alıp koşuyorsun
    yer çekimi okşuyor oyuncağını

    eski bir cumhuriyetten kalma eski bir cesaretle
    yıldız işlemeli bir bayrağa iliştirirken sen hikâyelerini

    hayal gücün ve sevecen düşüncelerinle
    öcünü almaya koşuyorsun faşist çoğunluğun



    Ben isterim ki,/ eğilsin dallar bereketten.
    İnsanoğlu başını eğmesin / utançtan ya da güçsüzlükte.

    (Resul Rıza)

     

    sönmüş bir ülkenin sokakları üzerinde yürüyorum

    geçmişine bakar gibi yürüyor

    ganimeti kendinden yoksun sokak parkeleri

     

    rahminden öperek uzaklaştığım sevgili

    kırılgan bir şehir bıraktılar bize

    gönlü – yüzü hüzünlü

     

    çelişkileri serçelerin kırık

     

    sen olmasan yürümek

    sen olmasan korkmak

    sen olmasan düş ne sevgili

     

    sen olmasan

    kutsanır mıydı şu serçe gözlerimde

     

    bütün kırılganlıklarını bırakan

    sarnıç dibinde ki şu çocuk gibi

     

    unut bir güz akşamında esir edilmişliğini

    sokağa yansı ey sevgili


    ruhuma çarpan gün

    çanlarının çalışı, uğultulu bir gökyüzü akşamındayım

     

    üstüne üşüştüğümüz ışık, teninin beyazlığı mahşer

    sevmelerin kıyılarında dolanıyor çocuk sesleri kanlı

    sesinin soğuk akşamında başın önünde yıkılır duvarların

    >